• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kayseriogder
Üyelik Girişi
EYYÜHE'L-VELED EY OĞUL
BİR AYET BİR HADİS

“Allah›ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah›ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O›nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar.” (3 Ali İmran103).


 Âlimler üç türlüdür;
1- İlmi, hem kendisine, hem de insanlara faydalı olan,
2- İlmi kendisine faydası olan, insanlara, faydası olmayan,
3- İlmi herkese faydası olan, fakat kendine faydası olmayıp helak olan.(Deylemi)

Site Haritası
NAMAZ VAKTİ

Hava Durumu
Anlık
Yarın
27° 32° 14°

İbrahim Halil Er

İbrahim Halil Er
sporbilim@mynet.com
Nefis terbiyesinin basamakları
16/10/2016

Nefis terbiyesinin basamakları

Nefis terbiyesi zor ama bir o kadar da güzel bir yolculuktur. Bu yolun çocuğu, bu yoldaki riyazet ve mücahede ile menzile varır. 

Şimdi tasavvuf ilmindeki klasik nefis terbiyesinin basamaklarını sıralayalım:

1. Nefsi Emmare: Bu, herkeste bulunan en sıradan nefistir. Bu dönemde insan ve beden ülkesi tamamen nefsin tahakkümü altındadır. Daima başkasını suçlar. Dünyevi işlerden başka bir şey düşünmeyen nefistir. Nefis ise sürekli insanı kötülüklere yöneltir. 

“Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (Yusuf 53) dedi.

Aslında nefsi emmare hayvani nefistir. Burada takılıp kalan nefsin sonu cehennemdir.

2. Nefsi Levvame: Kendi kendisini sürekli kınayan nefistir. Yani hatalarının farkında olan şuuru açılmış nefistir. Hata yapar ama hatasını görür ve bundan hem kendisini kınar ve hem de pişmanlık duyar. Bunlar, her hatadan sonra “Nasıl olsa Allah affeder” demeyip nefislerini hesaba çeker, tevbe istiğfar yaparlar. İnsan artık gözü dışarda değil kendi içindedir. İçsel bir yolculuğa çıkmıştır artık. 

“Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir.” (Nisa 146)

«Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim» (Kıyamet 2)

Levvameye gelmemiş olan nefs, cehennemi hak eder.

3. Nefsi Mulhime: Nefs ile yapılan mücadele ve ibadetler sonucu kalbin üzerindeki perdelerden birisi kalkar. Bunun sonucunda insana ilhamlar gelir. Bu ilhamlar iyi ve kötü ilhamlar yani rahmani ve şeytani ilhamlar olmak üzere ikiye ayrılır. Yani bu ilhamlar sürecinde rahmani ve şeytani ilhamlar birbirine karışır. Bu dönemde biraz da pişmiştir. İlham alan bir dönemdir. 

Bu dönemde kişi Rabbinden ilham alsa da Şeytanın iğfaline de açık hale gelmiştir. Burada bir yol göstericiye ihtiyaç vardır. Hangisinin rahmani ve hangisinin şeytani olduğunu göstermelidir. Bu aşamada Şeytan doğrudan kişiye tesir etmese, ailesine ve çevresine yönelir. Buradan kişiyi Allah’tan koparacak telkinler gelmeye başlar. 

Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki; Takva, Allah’ın ilhamıdır. Fucur ise Şeytanın ilhamıdır. Şeytanın ilhamına karşılık Allah’ın takva ilhamı sayesinde insan bu aşamada güvenle yoluna devam eder. Mesela, ezan okunduğunda Allah ilhamıyla insanı namaza davet ederken, şeytan binbir bahane ile bunu sürekli ertelemeye çalışır. Bu nedenle namaz kılanlar, kıldıkları namazla gururlanmasınlar. Bilakis, onları huzuruna kabul ettiği için Yaradana şükretsinler.

Bu aşamada nefs artık ıslah olmuş, beden ülkesinin iktidarı nefisten alınıp ruha verilmiştir. 

Belirtileri: İlim, kemal, tevazu, cömertlik, hoşgörü, sabır ve kanaatkardır.

4. Nefsi Mutmainne: Nefsin artık içindeki dalgalanmaları yendiği ve tatmin olduğu dönemdir. Denizden salim kıyılara ulaşmıştır. Hırs adı verilen en büyük düşmanını alt etmiş, eskiden hiçbir şey kendisini tatmin etmezken şimdi herşey ile mutlu olmayı öğrenmiştir.

“Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah’ın zikri ile yatışır.” (Ra’d 28)

Bu aşamadaki nefs, artık hiçbir şüphe içerisine girmeyen ve tam bir iman ile inanan kişidir.

5. Nefsi Raziye: Mutmain olmuş bir nefsin bu aşamadan sonra uğrayacağı bir durak daha vardır. O da Radiye durağıdır. Ayetin belirttiği gibi

“Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,

Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.” (Fecr 27-28)

Mutmainneden sonra alınan hitap ile radiye makamına erişilir. Burada da durulmaz ve merdiyye makamına ulaşılır.

Bu aşamada kişi her türlü bela ve musitebete karşı sabırlı olmuştur. Kişinin bu aşamadaki tüm amelleri sadece Allah rızası içindir. Bu aşamada kişi hayır ve şerrin ayrımına da iyice varmıştır. Ama yolculuk devam eder...

Bu nefis aşamasında “Seyri Fillah” aşamasıdır. Makamı sırrın sırrıdır.

6. Nefsi Merdiyye: “Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.”

(Fecr 28)

Tatmin olmuş ve her şeyinde Allah rızasını gözeten kuldan da artık Allah razı olmuştur ve merdiyye dediğimiz makama ulaşmış olur.

Bu aşamaya gelen nefs, şükür içerisinde olur. Ayıpları örter. Güzel zanda bulunur. Şefkat ve merhamet sahibidir. Görünüşte insanlarla beraberdir (halk), ama gerçekte Allah ile beraberdir. Yani “Sofi kain ve baindir.”

Bu nefsin yeri hafadır. Seyri Anillah makamıdır.

7. Nefsi Kamile (Safiye): Bu aşamada nefs artık saflaşmış, süzülmüştür. 

Bu aşamada artık hakikatler görünür. Dünyaya perdesiz bakar.

Nefsini arındırıp temizleyen gerçekten kurtuluşa ermiştir.

 



721 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Nefs Üzerine Düşünceler - 20/04/2014
Nefs Üzerine Düşünceler
Okul öncesi eğitimin gerekliliği - 12/01/2014
Okul öncesi eğitimin gerekliliği
Toplumun ve devletin dershanelere bakışı - 24/11/2013
Halkın ve devletin dershanelere bakışının kısaca özeti...
Peygamberimiz Döneminde Eğitim - 29/01/2013
İslam, insanları düşünmeye ve akıl yürütmeye çağırır. Bununla ilgili birçok hadis ve ayet bulunmaktadır. Kur'anı da bir çok ayet "Akletmezler mi?, Düşünmezler mi?" diye başlar.
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret111839
ŞUUR SOHBETLERİ


Kayseri ÖĞ-DER' in Ömer ARİF Hoca ile Düzenlediği ŞUUR DERSLERİ  Her Cuma 
Saat 19:00'da.

“Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Resulüne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O’na götürülüp toplanacaksınız.(8 Enfal 24)
“Sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup-sakının. Bilin ki, gerçekten Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.” (8 Enfal 25)

Bir yol buldum öteye

Geçerek gözlerinden

İşte yeni bir dünya

Peygamber sözlerinden

     ERDEM BEYAZIT



GENEL BAŞKAN
REKLAM ALANI




Takvim