• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kayseriogder
Üyelik Girişi
EYYÜHE'L-VELED EY OĞUL
BİR AYET BİR HADİS

“Allah›ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah›ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O›nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar.” (3 Ali İmran103).


 Âlimler üç türlüdür;
1- İlmi, hem kendisine, hem de insanlara faydalı olan,
2- İlmi kendisine faydası olan, insanlara, faydası olmayan,
3- İlmi herkese faydası olan, fakat kendine faydası olmayıp helak olan.(Deylemi)

Site Haritası
NAMAZ VAKTİ

Hava Durumu
Anlık
Yarın
27° 32° 14°
Kalbin duyu organları

Kalbin duyu organları

Dünyayı biz duyu organlarımızla algılarız. Duyu organlarımız bir anlamda beynimizin yardımcılarıdırlar. Ben duyu organlarını iki kategoriye ayırıyorum:





a) Beynimizin yardımcıları olan duyu organlarımız

1- Görme

2- İşitme

3- Koklama

4- Dokunma

5- Tatma

b) Kalbimizin duyu organları

Kalbinde duyu organları olur mu Dediğinizi duyar gibi oluyorum. Neden olmasın!

Birisini sevdiğimizde kalbimiz kıpır kıpır olmaz mı Korktuğumuzda kalbimiz çarpmaz mı Kalbimizin de duyu organları var....

Bunlar;

1. Sevme/aşk, zıddı nefret, kin

2. Vefa/fedakârlık, zıddı bencillik

3. Ma›rifet

4. Bilinç

5. Takva

6. Huşu

7. Muhabbet 

8. Yakin

9. Kanaat

10. Rıza

11. Havf ve Reca

12. Hevatır

13. Rü’yet/rüya

14. Şehvet-endişe, ihtiyaç, hırs, haset, öfke, kibir, riya, şüphe

15. Sadakat, tevazu

16. Sıdk, ihlas, sabır, iman

Kalp, bütün bunlar için akli duyulardan da yardım alır. Gözün görüp gönlün sevmesi bunlardandır. 

Görüldüğü gibi tek duyu organımız 5 duyu değildir. 

Kalbin duyu organlarına his de denir

Kalbin duyu organları zikrullahla güçlenir, kontrol altına alınır.

KALBİN UNSURLARI VE ÖZELLİKLERİ

Kalb: Kalb kelimesi Arapçada, bir şeyin içini dışına çıkarmak, altını üstüne getirmek, ters çevirmek, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek ve değiştirmek gibi manalara gelmektedir. Bu değişken özelliği sebebiyle bu şekilde “kalb” olarak isimlendirildiği belirtilmektedir (İbn-i Manzur, I, s.687).

Kalb kavramı tekil ve çoğul, izafetli veya izafetsiz biçimleriyle Kur’an-ı Kerîm’de 135 yerde geçmektedir. Bunun yanında kalb ile yakın alâkalı birçok kavram yer alır. Bunlar sadr, fuâd, lübb, nühâ, hılm ve hicr’dir.

Rasulü şöyle buyurmuştur: “Kalbe kalp denilmesinin sebebi çok değişken olduğundandır. Kalbin misali çöldeki bir ağacın üzerinde asılı kalan kuş tüyünün misali gibidir. Rüzgâr onu bir oraya bir buraya savurur.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned IV. 409)

Mikdad b. Esved der ki; Allah Rasulü’nden öyle bir söz işittim ki, sonunu görmeden hiç kimse hakkında iyi yahut kötü diyemez oldum. Allah Rasulü şöyle buyurdu: “Ademoğlunun kalbi (ateşin üzerindeki) tencere gibi kaynayan şeydir, sürekli değişir.”

Abdurrezzak’ın Musannef’inde Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Rasul-i Ekrem şöyle buyurmuştur: “Kalp (bedenin) sultanıdır ve onun orduları vardır. Sultan düzgün/iyi olursa askerleri de düzgün/iyi olur. Sultan bozuk/kötü olursa orduları da kötü olur. Kulaklar bu sultanın habercileridir. Gözler bekçileridir. Dil sultanın tercümanıdır. Eller (tebaasını kuşatan) kanatlarıdır. Ayaklar postacılarıdır. Ciğer şefkat ve merhamet kaynağıdır. Dalak ve böbrekler (kendisine yönelen tehlikeleri bertaraf eden) tuzaklarıdır. Akciğer (hayatın kaynağı) nefestir. Sultan iyi olursa askerleri de iyi olur, sultan kötü olursa askerleri de kötü olur.” (Abdurrezzak, el-Musannef, XI. 221

Peygamberimizin Numan b. Beşir tarafından rivayet edilen ve sahih olduğunda hiç şüphe olmayan “Dikkat edin cesette bir et parçası vardır. O düzgün olursa bütün beden iyi olur o kötü olursa bütün beden kötü olur.”

Fuâd; Kur’an-ı Kerîm’de 16 yerde zikredilir. Kelime manası “yanıp tutuşmak” demektir. Maddenin aşırı sıcak ve hararet üzere çevrilmesidir. Kalbin, çeşitli duygularla çok fazla, aşırı etkilenmesi, yanıp tutuşması sebebiyle kalbe bu isim verilmiştir. Dilimize “gönül” olarak çevrilir. Kalbin ortası, kılıfı, içi gibi manalarda kullanılır. Kalb sadrın ortasında olduğu gibi, fuâd da kalbin ortasında yer alır. Sorumlu tutulan (İsrâ 17/36), doğrulayan ve yalanlayan (Necm 11/20); gönlün meyletmesi (İbrahim 14/37), gönüldeki yakıcı ateş (Hümeze 104/7), hâlden hâle dönüşen (En’âm 6/110) nitelikleri ile Kur’ân’da yer aldığı görülür.

SADR: 42 yerde geçen sadr kelimesi, bir şeyin baş tarafı veya en üst kısmı, bir bölümü, kişinin yöneldiği taraf, boyundan karın boşluğuna kadar olan vücudun ön kısmı, göğüs ve bağır; reis ve kumandan (İbn-i Manzur, IV,445; Müfredât, s.276) gibi manalara gelmektedir. Kur’an-ı Kerîm’de sadrın “genişleme ve daralma” (En’âm 6/125; Zümer 39/22), sıkıntılardan şifa bulma (Yunus 10/57; Tevbe 9/14) özelliklerinden bahsedilir. Ayrıca sadr; kalbleri çevreleyen, kalblerin içinde yer aldığı mekân (Hacc 22/46), arzu ve ihtiyaç mahalli (Mümin 40/80; Haşr 59/9), bilgilerin korunduğu yer (Ankebut 29/49), kin (A’raf 7/43), kibir (Mümin 40/56), korku (Haşr 59/13) ve vesveselerin yer ettiği mahal (Nâs 114/5) olarak tasvir edilir.

Hidayeti ancak kalbi açık olanlar alabilir. Birçok müsteşrikler ve zeki insanlar hidayetten nasiplenmezken, sıradan insanların nasiplenmesi ancak kalbin anlaması, idraki ve görmesiyle olur. Kalbimizi hakikatlere açalım. Onun yolu zikrullahtır.

İbrahim Halil Er

Kaynak: http://www.milligazete.com.tr/

  
434 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret111839
ŞUUR SOHBETLERİ


Kayseri ÖĞ-DER' in Ömer ARİF Hoca ile Düzenlediği ŞUUR DERSLERİ  Her Cuma 
Saat 19:00'da.

“Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Resulüne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O’na götürülüp toplanacaksınız.(8 Enfal 24)
“Sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup-sakının. Bilin ki, gerçekten Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.” (8 Enfal 25)

Bir yol buldum öteye

Geçerek gözlerinden

İşte yeni bir dünya

Peygamber sözlerinden

     ERDEM BEYAZIT



GENEL BAŞKAN
REKLAM ALANI




Takvim