• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kayseriogder
Üyelik Girişi
ŞUUR DERSLERİ
BASIN AÇIKLAMALARI
ÖĞ-DER EĞİTİM RAPORLARI
EYYÜHE'L-VELED EY OĞUL
BİR AYET BİR HADİS

“Allah›ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah›ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O›nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar.” (3 Ali İmran103).


 Âlimler üç türlüdür;
1- İlmi, hem kendisine, hem de insanlara faydalı olan,
2- İlmi kendisine faydası olan, insanlara, faydası olmayan,
3- İlmi herkese faydası olan, fakat kendine faydası olmayıp helak olan.(Deylemi)

Site Haritası
NAMAZ VAKTİ

Hava Durumu

Anasayfa






Muallimim” diyen olmak gerektir imanlı;
Edebli, sonra liyâkatli, sonra vicdanlı,
Bu dördü olmadan olmaz: Vazife, çünkü, büyük

                                                   Mehmet Akif Ersoy

Edep, şeytanın düşmanıdır. Her türlü maddî-manevî belalardan korunmak edep ile mümkündür. Bu durum, Hz. Mevlâna’ya atfedilen bir beyitte şöyle dile getirilmiştir: “Edep senden üstün olana hürmet etmek, senden aşağı olana şefkat etmek, dengin olanlarla da güzel geçinmektir.”
Ailede temeller iman üzere olmayınca ahlak kendine yeni bir yuva buldu küfrün kucağında. Yeniden belirlendi yasalar: Erkekler suçlu, edepler öksüz. Çocuklar gruplaşıyordu artık okullarda bedensel gücüne göre, parasal gücüne göre, başarı gücüne göre…
Okul, hayatla iş birliği yaparak eğittiklerini; yüz metre ötesine -üniversiteye- değil, sonsuza ve ebedi olana hazırlamalıdır. Herkes icra ettiği mesleğin esaretinden yakasını kurtarmalı ve insani boyutta irtifa kazanmalıdır. Buna göre mimarsa mutlaka hayal kurma mektebini bitirmelidir.
Merhum Erbakan yaşamı boyunca gençlere ve özellikle de onların eğitimine oldukça fazla kıymet vermiş bir liderdir. Bu nedenle gençlerin eğitimini geliştirici birçok projenin ve kurumun hayata geçirmesinde dolaylı ya da doğrudan rol oynamıştır. Onun bu düsturunu en iyi anlatan bakış açısı ise konuşmalarında sık sık dile getirdiği “Önce ahlak ve maneviyat” sloganıdır.
Nefis terbiyesi zor ama bir o kadar da güzel bir yolculuktur. Bu yolun çocuğu, bu yoldaki riyazet ve mücahede ile menzile varır. Şimdi tasavvuf ilmindeki klasik nefis terbiyesinin basamaklarını sıralayalım:
Dünyayı biz duyu organlarımızla algılarız. Duyu organlarımız bir anlamda beynimizin yardımcılarıdırlar. Ben duyu organlarını iki kategoriye ayırıyorum:
“Çocuklarınızı üç iyi hal üzere edeplendirip onlara terbiye verin: Peygamberinizi sevmek, O'nun hanedan ve yakınlarını sevmek, bir de Kur'an okumak. Çünkü gerçekten Kur'an okuyup (Onu göğsünde taşıyanlar), Allah'ın gölgesinden başka hiçbir gölge bulunmadığı günde Allah'ın Arş'ının gölgesinde olurlar.”
Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle dediğini işittim: "Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir."
İnsanlar üç sınıftır. Kârlı olanlar, selâmette olanlar, günahkârlar. Kârlı olan, Allah’I (celle celaluhu) zikreden kimsedir. Selâmette olan, sükût edendir. Günahkâr da, bâtıl ve boş işlere dalandır.
Hayatının her safhasında “mü’minler için en güzel örnek” olma özelliğine sahip bulunan Peygamberimizin gençlik yılları da gençlere örnek güzelliklerle doludur. Ahlâksızlığın ve kötülüklerin kol gezdiği bir toplumda yaşamış olmasına rağmen, Rabbimiz korumuş ve tertemiz bir gençlik dönemi yaşatmıştı...
Müminler ancak Allah'a kulluk ederler. O'ndan başka zihinlerinde ilahlaştırdıkları hiçbir varlık yoktur.
“Ey Ebu Zerr ! Gemiyi yenile, çünkü deniz derindir. Tekmil azığını al, çünkü sefer uzaktır. Yükünü hafiflet, çünkü dağlar arasında yol sarp ve meşakkatlidir. Amelini halis kıl, çünkü iyiyi kötüden ayırt eden Allah Basirdir, her şeyi her yapılanı görür.”
 1  ...